Darp edilen müezzinin görevli olduğu camiye gitti
Ankara´da 163 kişi tutuklandı
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı:
Fransa, OHAL´in yerine benzer yasa çıkartıyor

Savunma ve söylem, eşit koşullarda mı olacak?

KAZIM ÇİLOĞLU

26-01-2017 13:32



Anayasa değişikliği tabiri caiz ise itiş kakış, kavga dövüş meclisten geçti ama yürürlüğe giremedi.

Nedeni ise bu değişikliğin geçerli olması için 367 kabul oyu gerekiyordu, bu sağlanamadı. Bu nedenle de halkın oyuna sunulması gerekiyor…

Seçmende bu kararını, en geç iki ay içinde, önüne konacak sandıkta oylarıyla gösterecek.

Ya ‘’evet’’ deyip, tüm bu değişiklikleri ve beraberinde getirilen bir sürü yönetim yapılandırmalarını kabullenip, ileriki yaşamını ve çocuklarının, torunlarının yaşamlarını da bu değişikliklerle karşı karşıya bırakacak...

Ya da…

‘’Hayır’’ diyecek ve yanlışın ya da kötü yönetimin, sistemde değil, siyasilerde olduğuna karar verecek,  sisteme kabahat bulmayın, siz kendinize çeki düzen verin diyecek!

Buraya kadar yapılanlar için kamuoyuna ya da demokrasinin temeli STK ile basın organlarına yeterli bir açıklama, danışma ya da görüş alındı mı derseniz?

Elbette buna herkes koca bir ‘’hayır’’ diyecektir!

,O halde, toplumsal uzlaşma ve birlikte yaşama belgesinin temeli olan, bir anayasa ve içinde barındırdığı kimine göre sistem, kimine göre de rejim değişikliğini ve de yürütmeye, denetimsiz ve geniş yetkiler veren bir değişikliğe, ‘’evet’’ ya da ‘’hayır’’ demek için seçmenler neye göre karar verecek?


İşte tüm sorun ve ülkede ki demokrasinin kalitesi, seçmenin ileri görüşlülüğü ve hukuk devletinin düzeyi, siyasilerin gerçek devlet adamlığı da, bu durumlarda ki uygulamalarda en açık bir şekilde ortaya çıkacaktır...

Ya geçer not alacağız ya da sınıfta kalacak, bir kötü not daha hanemize yazılacaktır!


Bakıp göreceğiz;

Devlet olanakları karşıt düşüncelere ne ölçüde ve haksız bir şekilde kullanılıyor mu?

İletişim kanaları, başta televizyonlar ve medya her iki görüşe de, eşit davranıp, aynı oranda yer veriyor ve hak tanıyor mu?

‘’Evet’’ ya da ‘’hayır’’ ı savunanların, gerekçeleri ve bu gerekçelerin hangi toplumsal dertlere deva olacağı, tam olarak ve de anlaşılır bir şekilde seçmene anlatılmış mı?

Ve en önemlisi ise geçmişte tüm yaşanan olumsuzlukların vebali bu sistemde midir, yoksa tüm bu başımıza gelenler(!) siyasilerin başarısızlıklarından mı ileri gelmektedir?

Bu soru neden çok önemli ve mutlaka sorgulamamız gerekir diyorsanız?

Söyleyelim…


Eğer bu saptamayı ve cevabını doğru bulamazsak?

Ne değişiklik, ne yenilikler yaparsak yapalım, toplumsal sorunlarımızı gene çözemez ve çok daha karmaşık ve çetrefilli bir yönetimin içinde, hem kendimizin hem de ülkemizin geleceğini çok daha kötü duruma düşürmüş olmaz mıyız?

Tekrar etmekte yarar var!

Eğer tüm sorun, yetkilerden ve yürütmenin iki başlılığından kaynaklandı ise geçmiş on dört yıllık her türlü siyasi üstünlüğe sahip bir yönetimin, başarılı ya da başarısız mı olduğuna bir kere daha bakmak ve incelememiz gerekmez mi?
 

Ya da eğer sorun yetki azlığından ise OHAL yetkileri, yeni anayasa değişikliğinden daha mı az ya da çoktur?

Bunu da sorgulamamız ve bu OHAL yetkileri ile yedi ayı geride bırakırken, başta güvenlik ve ekonomi olmak üzere, toplumsal sorunlarımızın hangisini çözebildik ve düze çıkarabildiğimizi de şapkamızı önümüze koyup, çok iyi düşünmemiz ve vicdan terazimizde adil bir şekilde tartıp, ona göre oyumuzu kullanmamız gerekir.


Yoksa yapılan yanlışlıklarımız, sadece bizler için değil,  ülkemizin ve gelecek nesillerin de kaderinde, çok büyük yan etkilere neden olacaktır…

Diğer Yazıları

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Gazetelerimiz